Herşeyin oluşu bir başka şeyin oluşuna bağlı görünüyor. Ama sadece öyle görünüyor. O kadar inanmışız ki birşeyin bir başka şeyin sebebi olduğuna, o sebep ortadan kalktığı anda şaşırıyoruz. İnanmak istemiyoruz sanki olayları asıl yaratanın Allah olduğuna. Tamam x oldu o yüzden y oldu diyelim. Peki x'i yaratan kim? Evet x de z'nin sayesinde olmuştu zaten. Peki z'yi kim yarattı? Bu sonsuza kadar gideblir, ama varacağı nokta hep aynı; Allah.

Dua ederken bile sebeblere bağlanmışlığımızdan kurtulamıyoruz. İçten duaları belki sadece sebepler sustuğu vakit yapabiliyoruz. İçten dua edebilmek için illa sebeplerin susması mı gerek? Herzaman için sebepleri görmezden gelerek dua etmeliyiz bence.

Allah'ın bir şeyi yaratması için sebeplere ihtiyacı yok. Çünkü bütün sebeplerin sebebi o. Keşke bunun idrakine tam olarak varabilsek.

Senin iradene illet yok.
Sebepler sadece bahanedir.
Senin iradene sınır çizilmez.
Sebepler hikmetinin gereğidir.

Sen diledin de,
sebepler sonuçlara bahane oldu.
Sebeplerle oyalama beni; işlerimi tamam eyle. *

*şiir: Senai Demirci-99 Esma 99 Dua III (Syf. 162-3)