Dün, düzenli olarak takip ettiğim bir konserdeydim. Ney dinletisinde. Erkence girme imkanını (nasıl diye sormayın) elde edebildiğimden oturabilen şanslılar arasındaydım. Ve grup geldi sahneye bu konserin başlayabilmesi için şarttı. Kayıt cihazım da ben de ziyafete hazırdık artık.Yıllar sonra da dinleyebilecek olmanın sevinciyle kayıt düğmesine bastım, yaslandım arkama, gözlerimi kapadım. Mekanın akustiği mükemmel ,ney şikayetini daha anlaşılır kılıyor olmalı.

 İlk eser rast makamında,fevkalade güzeldi. Kısa bir alkış sonra. Ama bir dakika notalar yaramazlık yapıp birbirlerine girmişler. Hiç biri olması gerektiği yerde değil. Sahnede gizli bir telaş. Tanburi uzun uğraşlardan sonra notaları düzeltti kendince ve dönüp sordu neyzene; "bu mu?", neyzen gülümseyerek cevap verdi kaldırdığı kaşlarıyla. Ben de güldüm. Ve bütün bunlar iki eserin arasında olmaması gereken o boşlukta gerçekleşti. Neyse konser notaların ihanetine rağmen son buldu. Haketmediler ama : ) seyirci alkışlarıyla sizi beğendik yine(de) geleceğiz dedi. Ve bense tam bu arada bir acı gerçekle yüzyüze geldim. Kayıt cihazım bu kez kayıt etmeme hakkını kullanmış meğer. Tesellimi hemen çıkardım cebimden güzel değildi zaten : )